Sesin 140 metre mesafeden sadece hedeflenen kişi veya kişilere ulaştırılabilmesini sağlayan HyperSonic Sound adlı teknoloji, ses teknolojisinde çığır açıyor.
Düşünün ki kalabalık bir ortamdasınız, kafanızın içinde tatlı tatlı yankılanan bir melodi var ama iki metre ötenizde duranların bundan haberi bile yok. Kulaklık kullanmadığınız sürece böyle bir şey mümkün olamazmış gibi görünüyor değil mi? Oysa bu mümkün. Amerikalı mucit Woody Norris’in geliştirdiği HyperSonic Sound teknolojisi, sesin havada 140 metre uzağa kadar gönderilebilmesine ve sadece hedeflenen dinleyicilerin bu sesleri algılayabilmesine olanak sağlıyor. Dinleyiciler, duydukları sesi “sanki kafamızın içinden geliyor gibi” diyerek tanımlıyor.

Sihirli bir panel kullanılıyor
Peki bu nasıl mümkün olabiliyor? Yaklaşık 20 santim ebadında köşeli bir levha görünümünde olan cihaz üzerinde yer alan piezolektrik uyum sağlayıcılar, ses dalgalarını insan kulağının duyma sınırı olan 20 KHz’den daha yüksek bir frekansla hedefe doğru gönderiyor. Düşük frekanslı duyulabilir seslerin aksine bu tarz yüksek frekanslı sesler havada yol alırken dağılmadığı için, sesin istenen pozisyona hassas biçimde yönlendirilmesi mümkün olabiliyor. Bu dalgalarla birlikte hedefe yönlendirilen ultrasonik dalgalar, sesi hedefe ulaştığında tekrar duyulabilir hale getiriyor. Böylece dinleyici sanki sesin kaynağı kafasının içindeymiş gibi hissediyor.
HyperSonic Sound teknolojisi, sahip olduğu özellikler çerçevesinde çok farklı kullanım potansiyellerine sahip. Örneğin iç mekanların farklı köşelerinde farklı tarzda yapılabilecek müzik yayınları, sadece gidilen yol üzerindeki sürücüleri uyaran ambulans sirenleri, havalimanı pistlerinde takılan kuş sürülerinin kışkışlanması, kolluk kuvvetlerinin gündelik aktiviteleri, önünde duran müşteriyi bilgilendiren reklam panoları akla gelen uygulamalardan sadece birkaçı. Woody Norris’in sunumuyla aşağıdaki video da fikir verecektir.






















