Katlanabilir telefon, mobil dünyanın yeni gözdesi olmaya aday. Geçtiğimiz günlerde iki dev, Samsung ve Huawei’nin 3 gün arayla yaptığı lansmanları Amerika ve İspanya’da, GittiGidiyor olarak yerinde takip ettik. Bu yazımızda ise tanıtılan iki katlanabilir model olan Huawei Mate X ve Samsung Galaxy Fold ürünlerini karşılaştırıyoruz.
Özetle Huawei Mate X
İster telefon, ister tablet modunda kullanın; Huawei Mate X gerçekten harika bir görünüme sahip. Kocaman bir AMOLED ekranla, güçlü Kirin işlemcisiyle, 5G bağlantı yeteneğiyle ve endüstri lideri şarj hızlarıyla bezenmiş bu telefon sanki gelecekten ışınlanmış gibi.
Artıları
- Kocaman bir dış ekran
- 8 inç tablet ekranı
- 5G desteğiyle geliyor
- 55W hızlı şarj etme
Eksileri
- Çok pahalı
Özetle Samsung Galaxy Fold
Samsung’un Galaxy Fold’u ise, katlanabilir ilk büyük cep telefonu telefonu olma özelliği taşıyor. Ayrı ekranlar kullanan telefon (biri dış kısımda, diğeri ise içte), 7 nanometre işlemciye ve toplamda 6 kameraya sahip. Telefonla beraber ayrıca Galaxy Buds kablosuz kulaklıklar da geliyor.
Artıları
- 6 adet kamera
- Kablosuz şarj
- Daha ucuz
- Galaxy Buds’la geliyor
Eksileri
- Dış ekranı kocaman bir çerçeve kaplıyor
- Ufak tablet ekran
- Gene de pahalı
Dünyanın ilk iki katlanabilir akıllı telefonu olan Huawei Mate ve Samsung Galaxy Fold, katlanabilir niş piyasasına iki farklı soluk getiriyor ve kendilerine has hayran ve muhalif kitleler oluşturacağa benziyorlar. Bu iki telefondan birini almayı planlıyorsanız, hangisinin daha kolay elde edilebilir olduğu önünüzdeki seçenekleri sınırlandırabilir.
İçe mi katlansın, dışa mı?
Bu iki aygıta baktığımızda aralarındaki en büyük farkın, katlama mekanizmalarının çalışma biçimi olduğunu görüyoruz. Samsung, Galaxy Fold ile, “içli” tasarım olarak çağrılan yöntemi kullanıyor. Yani telefonu elinizde açtığınızda 7,3 inçlik ekranına erişiyorsunuz. Kapattığınızda ise ekran kasasının içine gizleniyor ve 4,6 inçlik telefon ekranı kullanılmak üzere devreye giriyor.
Huawei Mate X’e ve aygıtın “dışlı” biçim faktörüne baktığımızda ise, telefonun tüm gövdesini saran saran tek bir ekran görüyoruz. Beraber kapatıldığında, arkasında diğer yarısının saklandığı 6,6 inçlik büyük ekranını kullanıyorsunuz. Açtığınızda tüm ekran ortaya çıkıyor ve 8 içlik adeta koca bir tuvale erişiyorsunuz.
|
Huawei Mate X |
Samsung Galaxy Fold |
|
|
Telefon Ekranı |
6,6-inç |
4,6-inç |
|
Tablet Ekran |
8-inç |
7,3-inç |
|
İşlemci |
7nm Kirin 980 |
7nm 64-bit dört çekirdek |
|
RAM |
8GB |
12GB |
|
Depolama |
512GB |
512GB |
|
Kameralar |
40MP Wide Angle Camera |
10MP Selfie Kamera |
|
Pil |
4.500 mAh |
4.380 mAh |
|
Şarj |
55W Huawei SuperCharge |
Hızlı kablolu ve kablosuz şarj |
|
İşletim Sistemi |
Android 9 Pie |
Android 9 Pie |
Pek çok küçük farklar var
Galaxy Fold’un toplamda altı kamerası var ve Huawei Mate X ise sadece 3 taneye sahip. Mate X’in son derece yeterli 8GB RAM’i bulunsa da, Galaxy Fold 12GB gibi oldukça geniş bir hafızaya sahip. Samsung, Galaxy Fold ile 4G LTE ve 5G varyantlarından oluşan bağlanabilirlik seçenekleri sunarken, Mate X ise sadece 5G desteği sunuyor. Galaxy Fold’da kablosuz şarj etme yeteneği bulunuyor ama Mate X’in sahip olduğu Huawei SuperCharge özelliğiyle sadece 30 dakikada telefonun pilini %85 civarında doldurabiliyorsunuz.
Bu özelliklerin her biri, bu yazıyı okuyan herkes için farklı bir anlam teşkil edebilir fakat genel olarak değerlendirildiğinde, böyle yeni bir biçim faktörüne sahip bir aygıt için pek de önemli değiller. Buradaki asıl sorun, hangi katlanma tekniğinin size hitap ettiğiyle ve hangi telefonun yaşadığınız bölgede daha kolay bulunmasıyla alakalı.
Tabi bir de işin yazılım kısmı var
İki telefon da Android 9 Pie ile beraber geliyor. Galaxy Fold’da Samsung’un One UI arayüzü kullanılırken, Mate X ise Huawei EMUI arayüzü ile güçlendirilmiş. Yazılımın tüm bu katlanabilir teknolojiyle nasıl çalıştığını anlamak için iki telefonu da bir süre kullanmamız gerekti. Ama siz de başta bizim düşündüğümüz gibi bu konuda Galaxy Fold’un daha iyi olacağını tahmin edebilirsiniz.
EMUI kullanımı, sıradan Android telefonlarda bile her zaman bir parça tuhaf bir his yaratıyor. Bu yüzden bu arayüzün katlanabilir bir aygıtta nasıl tepki vereceği yönünde bir parça endişeliydik. Samsung muhtemelen halledilmesi gereken kendine has problemler yaşayacaktır ama şu ana kadar yaşadığımız deneyim gayet engelsiz ve incelikli oldu.





