Bir Youth Republic grup şirketi olan Youth Insight’ın üniversiteli, liseli, çalışan ve çalışmayan toplam 4300 genç ile online ve yüz yüze görüşerek gerçekleştirdiği Türkiye’nin ilk ‘ Medya Tüketim’ araştırması, Türk gençlerinin medya tüketim alışkanlıklarını ortaya koydu.
Araştırmanın sonuçlarına göre, yeni nesil iletişim araçlarını toplumun tüm kesiminden daha hızlı hayatlarının içine alan, teknolojik dönüşüm ile birlikte yaşama bakış açıları, değerleri, tüketim alışkanlıkları, sosyalleşme biçimi değişen gençler, medyayı da hızla ve çoklu tüketiyor. Haftada 40 saatten fazla zamanlarını online geçiren gençler için internet ‘yokluğunda yaşamayacakları bir şey’ anlamına geliyor!
Araştırmaya göre üniversite gençliği, televizyon başında geçirdiği zamanın 3 katını internette dolaşarak geçiriyor. Her 4 liselinin 3’ü internette dolaşırken aynı zamanda başka şeylerle de ilgileniyor. Gençliğin üçte biri için internet demek, “yokluğunda yaşayamayacakları bir şey” demek.
Gençlerin dikkatlerini toplayıp konsantre oldukları tek zaman e-maillerini kontrol ettikleri ve online oyun oynadıkları saatler. İnternette gezinirken, sosyal paylaşım sitelerinde vakit geçirirken ya da TV izlerken konsantrasyonları daha çabuk dağılıyor ve çoklu medya tüketimine daha yatkın oluyorlar. Hem liselilerin hem üniversitelilerin internete girdiklerinde aynı anda ortalama 3 sayfa açık oluyor. En çok bağlı kalınan sayfa ise Facebook.
Liseliler %73 oranında e-posta kullanıyor, üniversitelilerde ise bu oran %90. Gençlerin hayatında internetin anlamı sosyal paylaşım siteleri olmuş durumda. Üniversitelilerin %87’si, liselilerin %67’si internete girme amacının sosyal paylaşım sitelerinde dolaşmak olduğunu belirtiyor. Hem liselilerin hem de üniversitelilerin sohbet/ chat programlarına yönelik ilgileri çalışanlara ve okumayan-çalışmayanlara göre daha düşük. Onlar için varsa yoksa Facebook!























