Avrupa Birliği, telif hakları düzenlemelerini, dijital çağın ihtiyaçları doğrultusunda elden geçiriyor. “Kullanıcıların geliştirdiği içerik” ve “sınır ötesi kullanım” masadaki konular arasında.
Avrupa Birliği, yükselen “dijital ekonominin” gereklerine uygun telif hakkı düzenlemeleri geliştirmeye başlıyor. Yeni düzenlemelerin ne gibi kurallar getireceğiyle ilgili yetkililerden henüz bir açıklama gelmiş değil. 5 Aralık tarihinde açıklanan düzenleme kararında şimdilik sadece yeni düzenlemelerin getirileceği alanlar belirlendi. Düzenlemelere konu olacak altı farklı alan şunlar:
1. Sınır ötesi taşınabilirlik: Kullanıcıların bir pazardan edindiği içeriği diğer pazarlarda nasıl kullanabileceği ve içeriğin nasıl satılabileceği tartışmalı bir konu. Spotify ve Apple gibi firmalar şu an dijital içerik satabilmek için her ülkeyle ayrı ayrı anlaşma yapmak zorunda. Bu sistemin hiç de verimli olmadığı ortada. Tüm Avrupa bölgesini tek bir düzenleme altında bir araya getirmek hem firmaların hem de kullanıcıların karşılaştığı pek çok sorunu çözecektir.
2. Kullanıcıları geliştirdiği içerik: AB verileri, her dakika ortalama 100 videonun video paylaşım sitelerine yüklendiğini, 150.000 fotoğrafın paylaşıldığını gösteriyor. Günümüzde kullanıcıların paylaşımlarının telif hakkı yasalarını ihlal edip etmediğini anlamaları kolay değil. İçerik sahiplerinin yasa dışı yüklemeleri takip etmesi de çok zor.
3. Metin ve veri madenciliği: Bu nokta, ilk anda zannedildiği gibi, online reklamcılıkla ya da “do-not-track” türü girişimlerle ilgili değil. “Bilimsel araştırmada kullanılan otomatik bir araştırma tekniği; örneğin, araştırmacıların mevcut bilimsel bilgiyi analiz ederek bir örüntü bulması. Bu tekniği uygulayabilmek için, içeriğe erişim için alınacak yasal izin yanında, bu tür bir analizde kullanılabilecek muazzam sayıda işi kopyalamak ve yeniden biçimlendirmek için her bir telif hakkı sahibinin izni gerekiyor.”
4. Özel kopyalama vergileri: Avrupa Birliğine üye 20 ülke bulunuyor. Her bir ülke, kopya üretmek amacıyla kullanılabilecek ürünlerin vergilendirilmesinde kendi ulusal hukukuna dayanıyor. “Sonuç olarak bu ürünlerin fiyatları ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Üreticiler bu durumda şikâyetçi olduklarını sürekli belirtirken telif hakkı sahipleri mevcut durumu savunuyor.”
5. Görsel işitsel ürünlere (filmler ve televizyon programları gibi) sınır ötesi erişimdeki yetersizlikler: Yetkililer, sınır ötesi erişimin geliştirilmesi gerektiği noktasında hemfikir. Bu konuyla 2013’de özellikle ilgilenilecek.
6. Avrupa kültürel mirası: Avrupa filmlerinin sadece %15’inin Avrupa vatandaşlarının erişimine açık olduğu belirtiliyor. Eğer bu noktada girişilmede bulunulursa daha fazla içeriği erişime açmak ve diğer arşivlerden içeriği kullanıma sunmak için kaynak ayrılması gündeme gelebilir.
Avrupa Birliği’nin bu noktalardan hareketle yapacağı ilk şey mevcut sistemin amaçlara uygun olup olmadığını belirledikten sonra, 2014’de ele alınacak “orta vadeli sorunları” belirlemek olacak.





















