Sanırım herkesin kabul edeceği bir gerçek; 2011’in en önemli teknoloji gündemi sosyal ağlar oldu. Başta Twitter ve Facebook olmak üzere, sosyal ağlardaki kullanıcı sayısında ciddi bir artış yaşandı. Özellikle blog’lar büyük bir çıkış yakaladı. Benim en çok ilgimi çeken sosyal medya platformu Twitter oldu. Ülkenin nabzını tutmak için Twitter’a bakmanız yeterli. Trends Topic şeklinde yaygın olarak bilinen ve Türkçe Twitter’da “Gündem” başlığı altında yer alan liste, ülkedeki gündemin özeti niteliğinde. Şüphesiz internet gündemi bazen öne çıkabiliyor. Sosyal medyayı kullananlar, sokaktaki gündemle internetteki gündemin tamamen aynı olmadığını da hemen fark edecektir.
Twitter, son dakika haberleri konusunda da tüm medyaya fark atıyor. Geleneksel medya kanalları, Twitter’ı kaynak göstererek haberler yapıyor, herhangi bir olay ilk defa Twitter’da yazıyor. Ülkemizin en acı gerçeklerinden biri olan deprem ne zaman gündeme gelse, ilk yaptığımız şey televizyon ve haber sitelerine başvurmak oluyordu. Çünkü son dakika haberlerini oradan alıyorduk. Fakat şimdi Twitter dönemi. Haber olduğu an Twitter’da.
Twitter’ın bu denli etkin kullanılması şüphesiz tatsız bazı sonuçların da doğuruyor. Gazete, televizyon ve internet sitelerinin ünlülerle ilgili magazin haberleri hazırlamasında Twitter büyük nimet oldu. Twitter’ın kendi iç dinamiğinde sorun yaratmayan, gelip geçiciliğine uygun içerikleri tutup haber yaparak herkesin gözüne soktuğunuzda işin rengi değişiyor. Geleneksel medyanın henüz sosyal medya gerçekliğini anlayamadığına bir kanıt bu.
Gazetecilerin sosyal medyayı etkin kullanmasındaki bir rahatsızlığa geçtiğimiz ay Cengiz Semercioğlu, Hürriyet’in Kelebek ekindeki köşesinde değindi. Gazetecilerin kendi yayınlarına yazmaları gereken haberleri, önce Twitter’da paylaşmasına itiraz eden Semercioğlu, “özel haber” anlamına gelen pek çok bilginin Twitter’da paylaşılmasından bir yayın yöneticisi olarak şikayetçi. Hak vermemek mümkün değil.
Türkiye Twitter’ının en dikkat çeken fenomenlerinden biri, birkaç ay önce 6.000 takipçisi varken, çıplak fotoğraflarını paylaştıktan sonra 580.000’den gazla takipçiye kavuşan Hilal Cebeci oldu. Takipçilerine “panpişlerim” diye seslenen Hilal Cebeci, Twitter’daki olay yaratan açıklamaları ve fotoğraflarıyla geleneksel medyaya da bol bol haber malzemesi veriyor. Magazin malzemesi bir ünlü için en büyük kabus, gözden düşmektir. Bu yüzden işleri de pek yolunda gitmez, kazandığı para azalır vs. Hilal Cebeci’nin dramatik düşüşü sonrasında sosyal medyanın nimetlerinden faydalanarak böylesine ani biçimde yükselmesi doğal görülebilir. Fakat bence hiç öyle değil. Araştırmalarım ve gözlemlerime göre, Hilal Cebeci bir sosyal medya projesi. Harika bir strateji ile her adımı planlanarak yürütülen bir proje. Birkaç kişinin vardiyalı çalışarak Twitter’dan gelen tüm mention’lara cevap yetiştirdiğini aşikâr. Tabii ki Hilal Cebeci’nin bir sosyal medya projesi olması, onu yönlendiren ajans ve reklamcıların varlığı bir şey değiştirmez. Bu ne ayıp, ne de yasak. Fakat Twitter’ın tabiatına biraz aykırılık oluşturuyor. Çünkü insanlar, kendilerine “canııımmmm pampişim benim!!!” diye cevap yazan kişinin Hilal Cebeci değil de, kıllı göbekli bir adam olduğunu düşündüklerinde canları sıkılacaktır.
Uzun lafın kısası, Twitter’da her gün bir hareket, bir ilginçlik görmek mümkün. Bu yüzden aktif olarak kullanmayanlara tavsiyem, Twitter’a bulaşın. Yazmasanız bile bu cümbüşü izleyin yeter. Hem bilgi, hem de keyif vereceğinden emin olabilirsiniz.























