Kendimize verdiğimiz sözler aslında tutması en zor olanlar. Yeni yıl kararları da bunlara dahil. Daha sağlıklı beslenilecek, düzenli spora başlanacak, kötü alışkanlıklara son verilecek… İsteklerimiz samimi olsa da, etrafımız her an baştan çıkmamıza yol açabilecek tuzaklarla dolu. Yine de, daha baştan yelkenleri suya indirmeye gerek yok. Belki her kararımızın arkasında duramayız ama en azından yaşam tarzımız ve stilimiz üzerinde birkaç küçük ama etkili düzeltme yaparak 2016’da özgüven seviyemizi ortalamanın üzerinde tutabiliriz.
1. Önce Kişisel Bakım
Bu yıl kendinize bir rutin belirleyin ve ona sadık kalın. Kişisel bakımın her erkek için geçerli temel kuralları var. Mesela düzenli saç tıraşı ki, düzenden kastımız 2-3 haftada bir.
Modele gelince; deneysel yaklaşımlar her zaman risk taşır. Bunun yerine başarısı geçmişte defalarca kanıtlanmış klasik bir saç kesimiyle işin içinden çıkabilirsiniz. Zevkinize göre bir seçenek bulmak için internette görselleri taramanız yeterli.
Sakal tıraşı da düzen gerektirir ancak bizim asıl tavsiyemiz tıraştan sonra kullandığınız losyon hakkında. Zira kokusu gereğinden fazla keskin – ve özellikle alkol içeren – bir tıraş losyonu yakın civardaki insanlar üzerinde ‘ani çarpma’ etkisi yaratabiliyor. Siz artık kokusunu almasanız da…
Son olarak, cilt bakımını es geçmeyin. Nemlendirici göz ve yüz kremlerinin sadece kadınlar için geliştirildiğini düşünüyorsanız, bu fikirden derhal uzaklaşın ve cildinize iyi bakın.
2. Trendlerden Kaçmak Yok
Çoğu erkek yıllar içinde geliştirdiği belli bir giyim alışkanlığına sahiptir ve bunun olumsuz bir yanı yok. Diğer yandan, her şey gibi erkek giyim modasının da sürekli değişim içinde olduğunu unutmamalı. Temel parçalar aynı kalsa da, renkler, dokular, desenler değişiyor. Bu yıl sınırlarınızı biraz genişletip, gardırobunuza yeni bir şeyler katın. Belki alışık olmadığınız bir renk, daha önce kullanmadığınız bir aksesuar, hatta tamamen farklı bir stil… İşin sırrı, kişisel zevkler ile trendler arasında denge kurmak ve ruhen iyi, bedenen rahat hissettirecek parçalara yatırım yapmak.
3. İyi Bir Saat Takın
Evet, etrafımız teknoloji harikası akıllı telefonlar, saatler ve daha nicesiyle kuşatılmış durumda. Yine de, hiçbiri iyi bir saatin yerini tutamaz. Kişiliğinizi ve stilinizi yansıtan, taktığınızda kendinizi iyi – ve tabii ki havalı – hissedeceğiniz şık bir saate paha biçilemez. Bu hissi yaşamak için servet ödemenize de gerek yok çünkü nihayetinde nicelik değil nitelik önemlidir ve bugün artık abartısız fiyatlara yüksek kaliteli tasarımlar bulmak zor değil.
4. Takım Elbisenize Alıcı Gözüyle Bakın
Belki günleriniz bir davetten diğerine koşturmakla geçmiyor ya da kıyafet yönetmeliği olan bir işte çalışmıyorsunuz. Yine de, arkadaşınızın düğününden yeni bir iş görüşmesine, yakın gelecekte takım elbise giymenizi gerektirecek pek çok olasılık mevcut. O halde diz ve dirsek izlerinden muzdarip eskileri emekliye ayırıp, bu yıl gardırobunuza yeni bir takım ekleyin; üstünüze tam oturan, her gerektiğinde düşünmeden başvurabileceğiniz jilet gibi bir ceket-pantolon.
5. Favori Jean’iniz Ömrünü Tamamlamış Olabilir
Yıllardır severek giydiğiniz denim pantolonlarınız da eski takım elbiselerinizle aynı kaderi paylaşmak durumunda. Çünkü muhtemelen renkleri soldu, kalıpları gevşedi, kumaşları yıprandı, kısacası ilk aldığınız günkü gibi görünmekten çok uzaklar. Onlardan vazgeçemeseniz bile aralarına yeni bir – veya birkaç – tane jean eklemeyi ihmal etmeyin. Bacak boyunuza ve vücut tipinize en uygun modeli göz önünde bulundurarak elbette.
6. Ayakkabılarınızı Ele Alalım
Aksesuarlar bir kıyafeti vezir de eder, rezil de. Günlük hayatta ne giyerseniz giyin, mutlaka bir çift kaliteli, klasik, siyah ya da kahverengi deri ayakkabı satın alın. İster takım elbisenizi, ister tişört-jean ikilisini tamamlamak için kullanın.
Fotoğraf: Kiğılı






















