Sosyal medya hayatımızın her alanına etki ediyor. Tuvalette bile maç sonuçlarını kontrol ettiğimize göre, gerçekten hayatımız sosyal medya olmuş demektir. Peki, evlilikte işler ne durumda?
Sosyal ağlar tüm dünyadan insanları birbirine bağlamak gibi müthiş bir beceriye sahip olsalar da, bu beceri her zaman güzel sonuçlar doğurmuyor. Hatta yuva bile yıkıyor, kolay mı?
Şimdiye kadar pek istatistiki bilgiler yayınlanmadığı için biraz havada kalan bu konu, aslında oldukça can alıcı konulardan biri. Evliliklerin yeni virüsü artık sosyal medya oldu.
Amerika’da boşanma davalarında mahkemelerde sunulan delillerin %81’i sosyal medyadan gelmiş. Başsuçlu ise %66 oranla Facebook. Daha sonra da %15 oranla MySpace ve %5 oranla Twitter geliyor.
Bayanların %27’si mahkemede elektronik bilgileri delil olarak kullanırken, erkeklerden yalnızca %5’i bu yöntemi tercih etmiş.
Tabii bunların arasında marijuana (kenevir) kullandığını reddettiği halde Facebook’ta marijuana kullanırken çekilmiş fotoğraflarını yayınlayan anneler ve çeşitli arkadaşlık sitelerine üye olup kendini yalnız ve çocuksuz olarak tanıtan 2 çocuklu babalar da mevcut.
Ah, elbette mahkemede öfke kontrolü sorunları olduğunu reddeden fakat Facebook’ta devamlı şiddet içerikli gönderiler yapan babalar da ayrı bir âlem.
Peki kadınlar mı daha çok aldatıyor, erkekler mi?
Aslında o kadar da keskin bir sınır yok. Çünkü erkeklerin %23’ü, kadınların da %19’u aldatıyormuş. Yetişkinlerin beşte biri Facebook üzerinden yeni ilişkilere yelken açıyor diyebiliriz.
Ayrılma sebepleri ise erkekler için işsizlik, kadınlar içinse tatmin olunamayan cinsel birliktelik.
Kısacası Facebook mesajlarınız mahkemede delil olarak kullanılıyor, dikkatli olmalısınız. Sosyal ağlarda gönderiler yapmadan önce iki kez düşünün, sosyal çevrelerinizi iyi belirleyin ve gönderilerinizi ona göre yapın (gizlilik ayarları bu iş için ideal bir çözüm!) ve konumunuzu bildirirken bir kez daha düşünün.
Ve sakın tanımadığınız insanlara sırlarınızı anlatmayın!
İnfografiğin kaynağı: TotalDivorce.com





















