ABD sınırları içinde giderek daha fazla kullanım alanı bulan İnsansız Hava Araçlarından (UAV), yeni yasalar sayesinde artık belediyeler, şirketler ve özel şahıslar da faydalanabiliyor. Hızla gelişen bu araçların özel yaşama olası müdahalesi, ABD kamuoyunda sıkça tartışılır hale geldi.
ABD ordusu tarafından özellikle Orta Doğu’da sıkça kullanılan İnsansız Hava Araçları, yeni yasalar sayesinde ülkenin kendi sınırlarında giderek artan bir kullanım alanı buluyor.
Uzun bir süredir sınır denetimi, boru hattı güvenliği ve arama/kurtarma çalışmaları gibi görevlerde, ülke sınırları içinde de kullanılan “drone”lar, artık sivil bölgelerde de sık sık görülüyor.
Uzaktan kumandayla yönetilen veya (kullanımı yaygınlaşmaya başlayan) kendi kendine hareket eden UAV’ler, geniş çeşitlilikte biçimlere ve algılayıcılara sahip olabiliyorlar. Bunlar arasında elektromanyetik, gama ışını, biyolojik ve kimyasal algılayıcılar dikkat çekiyor.
Tüm bu donanımlarla inşa edilen bir insansız hava aracıyla araç plakaları takip edilebiliyor, Wi-Fi ağları gözetlenebiliyor, güçlü kamera desteğiyle insan yüzü tanınabiliyor, termal kameralarla duvarların arkası ‘görülebiliyor’ veya insanlar uzunluk, yaş, cinsiyet ve ten rengi gibi özellikleriyle takip edilebiliyorlar.
Tüm bu gelişmeler paralelinde, Amerikan sivil toplum örgütü Electronic Frontier Foundation tarafından bu yılın başlarında Federal Havacılık Kurulu’na dava açılmıştı. Dava sonucu olarak ülke içinde UAV kullanan kuruluşların kabarık bir listesi kamuoyuna sunuldu.
























