DİĞER

Bekçi Anne Sendromu Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Annelik, dünyanın en uzun, meşakkatli ve bir o kadar da mükemmel yolculuklarından biri. Bu yolculukta yaşananlar da zamana ayak uydurarak değişiyor haliyle. Son dönemde gündemde olan “Bekçi Anne Sendromu” da bu değişikliklerden biri. Peki, Bekçi Anne Sendromu nedir? Sizi de etkisi altına almış olabilir mi? En önemlisi, en az hasarla kendimizi, çevremizi ve tabii ki bebeğimizi bu sendromdan nasıl kurtarabiliriz? Bunun en doğru, yolu bahsedilen sendromu yakından tanımakla başlar. Ebeveyn koçu Simge Sertbaş, bekçi anne sendromuna dair özellikleri ve buna karşı yapılabilecekleri açıklıyor:

Sendromdaki Annenin Özellikleri

Bekçi anne özelliği gösteren anneler, çocuklarına sadece kendilerinin bakabileceklerine inanırlar ve kendilerinden başka kimseye; kendi annelerine, kayınvalidelerine, hatta eşlerine bile güvenmezler.

Kısa süreli de olsa çocuklarını evde babasının ya da anneannesinin yanında bırakıp dışarıya çıkmazlar. Çıksalar da evdekileri sık sık arayıp çocuğun durumu ile ilgili bilgi alır, evdekilere direktifler verirler. Daha kötüsü, dışarı çıktıklarına pişman olup işlerini bitirmeden eve dönebilirler.

Dışarıda oldukları müddetçe zamanı kollar, hem kendilerini hem de yanındakileri huzursuz ederler. Çocuklarına kavuşmak üzere eve döndüklerindeyse çocuğa sarılıp ağlama gibi abartılı davranışlar sergileyebilirler.

Çocuklarının tüm ihtiyaçlarını sadece kendileri karşıladıklarına inandıkları ve diğer aile üyelerinin yaptığı şeyleri beğenmedikleri için oldukça yorulurlar. Ayrıca baba, anneanne, babaanne ve diğer bireyler yardımcı olmak istediğinde, yaptıkları şeyleri eleştirirler. “Bez öyle bağlanmaz”, “Kucağına öyle alma!” , “Ben böyle mi giydiriyorum!” gibi uyarıları sık sık tekrarlarlar.

Çalışan anneler ise en çok doğum izinleri bitip işe başlayacakları zaman sıkıntı yaşarlar. Sabah kapıdan çıkarken çocukları ile dakikalarca süren vedalaşmaları nedeniyle çocuklar da onlardan çok zor ayrılır. Akşam işten geldiklerinde ise tüm gün çocuklarından ayrı kalmanın verdiği vicdan azabı ve suçluluk duygusu ile çocuklarının her dediğini yapıp ağlamaması için ekstra çaba sarf ederler.

Çocuk, yaş ve gelişim açısından tek başına uyumaya hazır olsa da anne hazır olamaz ve yatakları ayrıma süresi uzadıkça uzar.

Nasıl Kurtulabiliriz?

Bu özelliklerin en az birine sahip olmamak, bir anne için neredeyse imkansız. Ama unutmayın ki bu sendromda anne, çoğu zaman bu problemlerin farkında bile olmuyor. Hatta çevreden gelen uyarıları kulak arkası edip eleştirileri anlamsız bulabiliyor. Dolayısıyla durumu gözlemleyip davranışların farkına varmak önemli bir adım.

Sağlıklı yetişkinlerin sağlıklı çocuklukları olduğunu, sağlıklı çocukların ise sağlıklı annelerden yetiştiğini unutmayın.

Çocuklarımızın hayatındaki tüm insanları kontrol edebilmenin imkansız olduğunu kabul edin. Doğru bakış açısı, insanların onun üzerinde etki ve yönlendirmelerini yönetecek bir ilişki ağı kurabilmek.

Kuşaklar arasında annelik tarzında gelişmeler ve değişmeler olması çok normal. Ancak hayatımız boyunca desteğine ihtiyacımız olacak aile fertlerimizle doğru zamanda ve doğru kelimelerle iletişime geçmek hem kendimiz hem ailemiz hem de çocuklarımız için en faydalı yol olacaktır.

Sürekli tekrarlanan bir uyarı, yapıcı olmaktan çoktan çıkmıştır ve sürekli eleştiri halinde olan bir anne, ihtiyacı olan otoriteyi korumakta zorluk çeken bir annedir. Şu da unutulmamalı ki çocuğunuzu her zamankinden farklı şekilde bağlanmış bir bezden daha fazla etkileyecek bir şey varsa o da yorgun, gergin ve mutsuz bir annedir.

Başa dön tuşu