DİĞER

Haute Couture ve Hazır Giyim: Aradaki 10 Farkı Bulun

Chanel, Viktor & Rolf, Maison Margiela, Georges Chakra

Temmuz ayının ilk günleri ünlülerden blog yazarlarına, moda editörlerinden fotoğrafçılara ve alışılageldiği üzere Ruslardan Araplara, dünyanın dört bir yanındaki moda takipçileri için hayli önemliydi. Zira moda haftası takviminde Paris Haute Couture 2015-2016 Sonbahar-Kış şovları için belirlenen tarihti.

Haute couture dünyasına sınırsız vizesi olan şanslı azınlık bir yana, sıradan faniler için modanın bu uzak toprakları ne anlam ifade ediyor ve orada neler olup bitiyor bir bakalım dedik. Bakmışken de couture diyarında hazır giyim koleksiyonlarının neden ikinci sınıf vatandaş statüsünde olduğunu irdeledik.

1. ‘Yüksek terzilik’ diye tabir edebileceğimiz Haute Couture Fransa’da doğmuş olmakla birlikte, ona resmiyet kazandıran kişi 19. yüzyılda Paris’te kendi couture atölyesini açan, ardından da Haute Couture zanaatının resmi kurumu Chambre Syndicale de la Couture Parisienne’i kuran İngiliz tasarımcı Charles Worth’dü.

2. Chambre Syndicale de la Couture Parisienne, sıkı bir denetimden geçerek kuruldan onay almayı başarmış resmi üyeler, Fransa dışındaki üyeler ve konuk üyelerden oluşuyor. 2015-2016 Sonbahar-Kış sezonu için sendika takviminde 30 marka vardı. Dice Kayek de medar-ı iftiharımız olarak bu tabloda yer alıyor.

3. İki ana, iki de ara sezonu olan hazır giyime karşılık Haute Couture’de yılda iki sezon var.

4. Hazır giyimin aksine tasarımlar az sayıdaki özel müşteri için ısmarlama olarak, beden ölçülerine göre elde çalışılıyor ve bu bir seçim değil kural.

5. ‘Prêt-à-Porter’, ‘Ready-to-wear’ ve ‘hazır giyim’ aynı şeyi ifade ediyor: Tasarımı mağazada görüyor, satın alıyor ve giyiyorsunuz.

MaisonMargie

Fotoğraf: Maison Margiela

6. Bir Haute Couture tasarımından 10 adetten fazla üretilmiş olması vaki değil. Hazır giyim ise malum. Yalnız bu noktada bir detayı belirtmekte fayda var; hazır giyim defilelerinde gördüğümüz tasarımlar ‘catwalk look’ iken, mağazalara gelenler günlük hayata uygun versiyonları. Yani genelde podyumda gördüğünüzün birebir aynısı çıkmıyor karşınıza.

7. Haute Couture’ün hazır giyimden ilham alması övünülecek bir durum değilken, hazır giyim için tam tersi geçerli.

8. Haute Couture’de fiyatlar, beş haneli rakamlar ile milyon dolarlar arasında gayet geniş bir aralıkta seyrediyor. Hazır giyimde ise bu rakamlar müşteri sayısına tekabül ediyor diyebiliriz. Couture müşterilerinin sayısı az, dolayısıyla markalar öyle çok büyük kârlar elde etmiyor. Çözüm: Parfümden kozmetiğe, cilt bakımından saate, ürünlerini geniş kitlelere satmak için bu sıfatlarını bir pazarlama aracı olarak kullanıyorlar.

9. Haute Couture’de bir tasarımın hazırlanması için harcanan ortalama süre 300-400 saat, hazır giyimde ise 50-100 saat civarında.

10. Kısa süre öncesine kadar Haute Couture’ün ‘ölüme yaklaştığı’ iddia ediliyordu. Neyse ki, Çin, Rusya ve Ortadoğu’dan çıkagelen global zenginler ile yaşları 30’larda seyreden yeni nesil couture müşterileri imdada yetişti.

Başa dön tuşu