Mecburi takım elbise uygulaması olan bir şirkette çalışıyorsanız, serbest giyinen hemcinslerinize kıyasla işiniz biraz daha zor demektir. Misal, hafta içi mesai bitiminde dışarıda dostlarınızla vakit geçirmek isteseniz, o ciddi takım elbise içinde ne kadar rahat edebilirsiniz? Aslında çözüm fazlasıyla basit. Tek yapmanız gereken, gömleğinizi polo yaka tişörtle değiştirmek. Merak etmeyin, pişman olmayacaksınız. Şimdi kravatınızı gevşetin ve kendinizi polo yaka tişörtün rahatlığına bırakın. Zira size birkaç önerimiz var.
Polo tişört için “regular fit” denilen bol ile dar arası kesim ideal. Yani vücudunuza yapışmayacak ama ceketin içinden potluk yapacak kadar bol da olmayacak. Alternatif olarak “slim fit” kalıbı deneyebilirsiniz.
Takım elbise ile giyeceğiniz polo tişörtün üzerinde göze çarpan bir desen, motif ya da logo bulunmasın.
Eğer tişörtünüzde iki düğme varsa, en üsttekini açık bırakın. Eğer göğüs hizasına kadar inen ikiden fazla düğme söz konusuysa, en üstteki hariç hepsini ilikleyin.
Tercihen atletle giymeyin. Önümüz yaz, üstünüzde ceket var, hasta olmazsınız.
Tişörtün yakasını kaldırmayın.
Boyunun kalça hizanızda olduğundan emin olun. Daha uzunu potluk yapacak, daha kısası ise kollarınızı kaldırdığınızda yukarı çıkacaktır.
Takım elbiseyle giyeceğiniz polo tişörtün renklerinin de abartısız ve takımla uyumlu olması önemli. Risk almak istemiyorsanız lacivert, beyaz, siyah, gri, bej gibi klasik tonları tercih edin. Ya da deneyler yapın; özellikle lacivert takım ile yeşil polo tişört kombinini deneyin. Uyumlarına şaşıracaksınız.
Fotoğraf: Brunello Cucinelli 2016 İlkbahar-Yaz






















