DİĞER

Tükenmişlik Sendromuna Karşı Yeniden Hayata Bağlayacak 10 Öneri

Hepimiz zaman zaman fiziksel, ruhsal ya da duygusal açıdan tükenmiş hissediyoruz. Başarı ve yorgunluk birbirine paralel gitseler de tükenmiş hissetmek, vücudunuzun size yavaşlamanız gerektiğini hatırlatan bir sinyali. Birkaç bardak kahve, biraz da gözaltı kapatıcısıyla kendinizi toparlamaya çalışmak yerine size vereceğimiz önerileri hayatınıza kazandırarak tükenmişlik hissinden kurtulabilirsiniz.

Uyanacağınız Saati Düşünmeyin

Yatağa, yarın uyanacağınız saatin düşüncesiyle girmeyin! Vücudunuzun çalışma düzeninin bir makineden farkı yok. Stresi ve stresin yarattığı toksinleri vücudunuzdan atmak için kaliteli bir uykuya ihtiyacınız var. Kendinizi şarj etmekse ancak 7-8 saatlik bir uykuyla mümkün. Gün içinde mutlaka ihtiyacınız olan uyku saatini tamamlamaya dikkat edin.

Yemek Yerken Düşünün

Yemek yemeye vakit ayırın ve yediklerinizi düşünün. Yediklerinizin vücudunuza ve size katacaklarını düşünmek sağlığınıza mükemmel bir katkı sağlar. Sadece açlığınızı bastırmak yerine enerjinizi yükseltir, stresinizi azaltır ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırır.

Kafeini Pas Geçin

Kafein, merkez sinir sisteminize direkt etki eden güçlü bir uyarıcı. Eğer sinirli, stresli ya da yorgun hissediyorsanız kahve hiçbir zaman uzun süreli bir çözüm olmayacaktır, bunu unutmayın. Onun yerine hayatınızı güzelleştirecek ve sizi sakinleştirecek meditasyon gibi bir aktivite bulun. Eğer kahvesiz bir hayat düşünemiyorum diyorsanız da kahveyle olan ilişkinizi güçlendirin. Kokusunu iyice içinize çekin, en sevdiğiniz kupadan kahve için ve tadını çıkarın. Kısa zaman sonra bu ritüel, kahvenin kendisinden daha önemli hale gelecektir.

Hareketlenin!

Hareket etmek stresi azaltan, hafızayı güçlendiren ve verimliliği arttıran bir unsur. Herkesin tanıdığı dünyaca ünlü ve başarılı birçok kişinin her sabah spor yaptığını hepimiz biliyoruz. İster bisiklete binin, isterseniz 10 dakikalık bir yoga seansıyla güne başlayın. Yapacağınız hareketler hızınızı ve veriminizi artırırken ruh ve vücut sağlığınıza da iyi gelecek.

Sessizliğin Tadını Çıkarın

Günlük yaşantımızda ne kadar çok gürültüye maruz kalıyor, ne kadar çok insanla iletişim içine giriyoruz bir düşünsenize. Kendinizle baş başa geçireceğiniz 5 dakikalık meditatif bir süre, size çok iyi gelecek. Ayrıca, araştırmalara göre meditasyon yapan bireyler stresten uzak yaşarken problemlere çok daha sakin ve mantıklı yaklaşabiliyor.

Cildinizi Önemseyin

Mutlu bir cilt ve mutlu bir insan, birbirine bağlı iki kavram. Cildinizin kusurlarını örtmek yerine ona iyi gelecek besinler tercih etmeye, doğal yollarla onu mutlu etmeye çalışın. Cildinizi sevin ve besleyin. Sabah akşam cildinizi nemlendirin ve cildinizdeki değişimi hissedin. Bu durum hem cildinize hem ruhunuza yarayacak.

Egonuzu Aç, Ruhunuzu Tok Tutun

Bu maddeyi uygulamak çok kolay. Üstelik size çok iyi gelecek. Sizi mutlu eden şeyleri yapın! Bir iş, sonunda başarı getirecek diye sizi mutlu etmek zorunda değil. Aksine size tükenmişlik hissi yaşatması da muhtemel. İstediğiniz bir eşyayı almak, çok sevdiğiniz bir filmi tekrar izlemek, özlediğiniz bir yemeği doyasıya yemek ruhunuza daha iyi gelecektir.

Kendinizi Dinleyin

Çoğu zaman ihtiyacımız olan şeyi bildiğimiz halde yapmaktan kaçınıyoruz. Uykuya ihtiyacınız varsa yatağa girin ya da yorulduysanız kendinize nefes alacak zamanı tanıyın. Rutininizde ufak değişiklikler yapın ve bu farklılıkların sizi mutlu etmesine izin verin. Şanslar çoğu zaman önümüzde duran ve bizim tarafımızdan ortaya çıkarılmayı bekleyen imkanların ta kendisi, kendi şansınızı kendiniz yaratın!

Etrafınızı Pozitif Unsurlarla Donatın

Gerek arkadaşlık, aşk ya da aile ilişkileriniz gerekse eşyalarınız, işiniz ya da yaşadığınız mekan… Her ne olursa olsun etrafınızı güzelliklerle donatın ve pozitif düşünmenize engel olan ögeleri ortadan kaldırın. Bu sayede hem başkalarıyla hem de kendinizle olan ilişkinizde daha dürüst ve mutlu olacaksınız.

Yeni Bir Şey Öğrenin

Öğrenmek hem zihni hem de vücudu zinde tutar. Aynı zamanda ruhu da tatmin eder. Yeni bir şey öğrenmeye karar verin ve  kendi yolunuzla öğrenmeye başlayın. Hatta her gün öğrendiklerinizi, hissettiklerinizi yazabileceğiniz bir günlük de tutabilirsiniz. Bunun için beyniniz ve ruhunuz size teşekkür edecek.

Başa dön tuşu