DİĞERTELEVİZYON

Twitter sahtekarlarına dikkat

Pek çok gündem konusunda olduğu gibi, doğal afetler de sosyal medyada çok büyük yankı uyandırıyor. İlk anlarda yaşanan şok ve üzüntünün yerini, kısa süre içinde gelişmeler hakkında haberler ve yardım çalışmalarıyla ilgili bilgilendirmeler alıyor. Son yıllarda yaşanan tüm olağanüstü durumlarda Twitter ve Facebook’un etkin biçimde kullanıldığını gördük. Fakat sahtekarlar için işin insani boyutu önemli değil. Onlar yaparlar sahtekarlıklarını arsızca.

Acil durumlarda, çoğunlukla desteklediğim ve faydalı bulduğum bir paylaşım ortamı kuruluyor sosyal medyada. Fakat insan sosyal medyanın o kırılgan yapısına ve herhangi bir içeriğin ışık hızıyla yayılma gerçeğine karşı temkinli olma ihtiyacı hissediyor. Hatırlarsınız, İbrahim Tatlıses’in vurulduğu gece, Twitter’dan biri, aynı hastanede bir odada olduğunu söyleyip tweet’ler yolluyordu. Kısa sürede binlerce takipçi edindi. Gördüğümde çelişkili tweet’lerinden şüpehelenmiş ve anlattıklarının televizyonlarda söylenenlerin ötesine gitmediğini fark etmiştim. Sonuçta beklediğim gibi bu kişi sahtekar çıktı. Bir güzel de dalga geçti video yayımlayarak. Pek çok dedikodu ve yalan haberin de sosyal medyada ne denli hızlı yayıldığını görebiliyoruz. Bu yüzden, özellikle böylesine insani durumlarda çok dikkatli olmalıyız. Bir mesajı paylaşmadan önce enine boyuna düşünüp mantık süzgecinden geçirmemiz gerekiyor.

Gönderdiği tweet'lerde göçük altında kaldığını söyleyip adres vererek yardım isteyen bu sahtekar, bir süre sonra yaptığını itiraf etti. Bu da son tweet'i oldu. Ya kendi kapattı hesabını, ya da Twitter yönetimi.

Van’daki depremde göçük altında kaldığını ve yardım beklediğini söyleyen bir kullanıcının tweet’lerini gördüm. Twitter’a telefonuyla giriyormuş. Bana çok şüpheli geldi, şimdi uzun uzun anlatmayayım. Bu kişinin tweet’lerini retweet’leyen arkadaşlarımı da uyardım, sahte olabilir diyerek. Nitekim kısa süre sonra foyası ortaya çıktı. Tek amacı takipçi kazanmak veya anlayamayacağımız bir anlayışla “eğlenmek” olan bu kişi ve benzerleri esasında ne denli kötü bir iş yaptıklarının farkında değiller. Bu tarz örnekler artınca, gerçekten de göçük altından yardım isteyen bir kişi kendisine inanan insanlar bulamayacak.

İstanbul’da son 5-10 yıldır bir dilenme yöntemi türedi. “Pardon bakar mısınız, bir şey soracağım” diye yolunuzu çevirip bir hikaye anlatıyorlar. Sonrasında da bir miktar para istiyorlar. Genç-yaşlı, erkek-kadın her yaştan ve cinsiyetten insanın yaptığını gördüm. Hâl böyle olunca, gerçekten de size bir şey soracak kişilere de dönüp bakmıyorsunuz. Bir defasında gerçekten de adres sormak isteyen bir genç kıza ilk birkaç saniye bakmadığım için kendimden utanmıştım. Sonra da bizi bu hâle getirenlere öfkelenmiştim bir kez daha!

2 Yorum

  1. Yanlış düşünüyorsun, belki kişiler sahtekarlık yapıyor belki senin benim zamanımı alıyor olabilir ancak bu bizim insani duygularımızın yok olmasını engelleyemez. Sonuçta bir hem müslüman hemde Türk örf ve adetleriyle yetiştik. Bu yüzdendir ki her bakarmısın diyene bakmalı her yardım isteyene el uzatmalıyız. Ne kadar sahtekar, hırsız veya art niyetli biri olsa dahi!

  2. evet miknomo arkadaşımız haklı biz Türk olduğumuz için düşene yardım etmek geleneğimizde vardır.

Başa dön tuşu