Yapay Zeka Teknolojisi Siber Güvenliğin Çehresini Değiştiriyor [Konuk Yazar]

Yapay zekanın kullanım alanları hayallerle ve ihtiyaçlarla sınırlı. Makinelerin karmaşık problemlere insanlar gibi çözümler üretmesini sağlayan uygulamalar geliştiren bilim dalı olarak tanımlayabileceğimiz yapay zekanın siber güvenliğe katkılarından bahsetmek istiyorum.

Son 20 yıla dönüp baktığımızda görüyoruz ki teknolojinin gelişimi, dünyada yeni bir ekonomiyi şekillendiriyor. Yaşadığımız bilgi çağında hız ve verimlilik artışı, kolaylık sağlaması gibi nedenlerle bilgiler elektronik ortamlara aktarılıyor.

Forcepoint EMEA Kıdemli Pazarlama Müdürü Emre Onat

Bu bağlamda veriyi “çağımızın petrolü” olarak nitelendirmek mümkün. Bunun elbette kaçınılmaz bir güvenlik gerekliliği söz konusu oluyor. Siber saldırılar komplo teorisi olmaktan çıkıp gerçeğe dönüştüğü için siber güvenlik önlemleri büyük öneme sahip. Son yılların en popüler teknoloji konularından biri olan yapay zeka, siber güvenlik için de çok önemli bir gündem.

Makine öğrenimi öne çıkıyor

Forcepoint’in araştırmalarının da ortaya çıkardığı sonuca göre güvenlik üzerindeki rolü şüphe uyandırıyor olsa da yapay zeka, sihirli bir silah olarak kullanılabilir. Tehditlerin sektördeki yetenek açığıyla birleştirdiğinde yapay zekanın rolü artacaktır. Bununla birlikte yapay zekanın siber güvenlik veya başka bir alanda 2019 yılı içinde gerçek anlamda gelişimi pek mümkün görünmüyor. Bu nedenle asıl odaklanılan konuya, yani makine öğrenimine bir göz atmakta fayda var.

Makine öğreniminde yeni teknikler

Makine öğrenimi (Machine Learning), matematiksel ve istatistiksel yöntemler kullanarak verilerden çıkarım yapan ve bilinmeyene dair tahminlerde bulunurken bu çıkarımlardan yararlanan yöntemler ortaya koyuyor. Siber güvenlik alanında makine öğreniminin kullanıldığı uygulama alanları; spam filtresi, ağa izinsiz giriş tespiti ve önleme, sahtecilik tespiti, kredi puanlaması, botnet algılama, güvenli kullanıcı doğrulama, siber güvenlik derecelendirmeleri ve risk analizi olarak sıralamak mümkün. Saldırı tespit sistemlerinde sıklıkla kullanılan makine öğrenme teknikleri ise Bayes sınıflama, destek vektör makinesi, karar ağaçları ve yapay sinir ağları olarak sıralanıyor.

Makine öğrenimi teknolojisi temelli algoritmalar; büyük veri analizi, veriyi bilgiye dönüştürme, ileriye yönelik olayları tahmin edebilme ve veri içinde gizlenmiş işe yarar bilgileri ortaya çıkarabilme gibi yetkinliklerle siber saldırıları tahmin ediyor. Kötü niyetli ve rastlantısal olarak gerçekleşen saldırıların makine öğrenmesi teknolojisi sayesinde tespit edilmesi, zararlı yazılımlara karşı önlem alınabilmesi siber güvenlik uzmanlarının elini güçlendiriyor. Günümüzün mobil ve IoT döneminde, nitelikli BT uzmanlarının eksikliği yapay zekanın ve makine öğrenmesinin önemini artırıyor.

El yazısı ve imza tanıma sistemlerinde, biyometrik tanıma sistemlerinde (parmak izi-iris-avuç içi vb.), istenmeyen e-postaların seçilmesinde, kredi risk hesabı gibi mali işlemlerde, robotikte ve doğal dil işleme gibi birçok alanda kullanıma sahip olan makine öğrenmesi, kurumların maddi kayıp ve itibar kaybetmesinin önene geçilmesini sağlıyor. Bu nedenle işletmeler veri güvenliğini sağlayabilmek için geleceği şekillendiren yapay zekayı kullanmayı tercih etmelidir.

İnsan ve yapay zeka işbirliği şart

Siber saldırganlar ile özellikle de veri işleme sorumluluğu olan kurumların arasındaki mücadelede yapay zeka teknolojisi, kontrolü ele almak için önemli bir araç haline geliyor. Akıllı şehirler, sanal gerçeklik çalışmaları, ultra genişi bant teknolojisindeki ilerlemeler (UWB) ve yapay zekadaki tüm gelişmeler, Endüstri 4.0 çağının önemini artırıyor ve entegre çalışan sistemlerin bir bütün olarak tehditlerden korunması zorunlu hale geliyor.

İnsanlığın en büyük icadı sayılan yapay zeka, siber saldırılar konusunda eşsiz bir içgörü sağlıyor olsa da siber zorbalıkların önüne geçilmesinde kullanılacak olan silah insan ve yapay zekanın işbirliğidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı