Distopik kitaplar, okuyan insanın bir sağına bir soluna bakıp “Çok şükür!” demesini sağlıyor. Yaşadığı gündemden yola çıkarak, hayali ve karanlık bir gelecek öngören yazarlar işlerini aşağıdaki 10 kitapta o kadar iyi yapıyor ki, yaşadığınız olayların hiçbiri sizi etkilemez hâle geliyor. John Stuart Mill ile başlayan akım, genel olarak insanları ve dünyayı anlayıp, farklı bir gözden yorumlamamızı ve olayları algılayış biçimimizi değiştirmeyi sağlıyor. Bununla birlikte korkutucu olmayı ve ruh hali üzerinde derin etkiler yaratmayı da başarıyor. 1806-1873 yıllarında yaşayan John Stuart Mill’in IQ seviyesinin 200 civarında olduğuna dair bir rivayet var. Distopik romanlara gömülmek için bu rivayet tek başına yeterli. İşte okuduğunuz zaman şükredeceğiniz, tanıdığınız herkese sarılacağınız ve gece uyumadan önce dualar edeceğiniz distopik kitaplar:
George Orwell – 1984
Şimdiye kadar en çok okunan distopik kitap 1984. “Big Brother is Watching You” lafının çıktığı, ilk sayfadan itibaren insanı kara düşüncelere sevk eden 1984, politik bir roman. Daha sonradan filmi çekilip, “Hala umut var” mesajı verilse de, kitabı okurken iç daralmasından kurtulmak pek mümkün değil.
Franz Kafka – Dava
Aslında Franz Kafka’nın hayatını incelemek, şükretmek için yeterli. Asla sevmediği bir şehri terk etmek istemeyecek kadar seven, hep arada kalmış, babasıyla ciddi sorunlar yaşamış bir yazar, distopik bir roman yazınca şükretme raddesi biraz yükseliyor. Bir yargılama dönemine şahit olduğunuz ve distopik bir dünyada geçen Dava, elinizden bıraktığınız zaman bir süre hayatı sorgulamanızı sağlayacak.
Açlık Oyunları – Suzanne Collins
Jennifer Lawrence ile adını duyuran Açlık Oyunları serisi, aslında Suzanne Collins’in yazdığı distopik romanlardan uyarlama. Farklı bir dünya düzeninde, ölümcül bir yarışı anlatan roman, vahşiliği ve keskin diliyle yaşadığınız hayata dört elle sarılmanızı sağlayacak kadar güçlü.
Biz – Yevgeni Zamyatin
Yevgeni Zamyatin’in kaleme aldığı roman, totalitarizm tehlikesinii yani bütün hayatınızın başkası tarafından düzenlenmesi anlatıyor. İçiniz daralacak, soğuk sular yetersiz kalacak ve bu distopik dünyada yaşamadığınız için bin kere şükredeceksiniz.
Beni Asla Bırakma – Kazuo Ishiguro
Bu dünyaya yalnızca bir başkasına hayat vermek için geldiğinizi öğrenseniz ne yapardınız? Hiçbir geleceğinizin olmadığını, belli bir yaşa geldiğinizde yedek parça gibi kullanılacağınızı öğrendiğinizi düşünün. Olmadı değil mi? İşte “Beni Asla Bırakma” romanında Kazuo Ishiguro, bu insanları yetiştiren bir okulu ve insanların hayatlarını anlatıyor. Okumaya başlamadan şükretmenizde fayda var.






















