Ne diziydi ama! Son bölümünün üzerinden 11 yıl geçtiği halde hala hafızalarda. Yine de, amacımız eski günleri yad etmek değil, yerini bulmuşken bir gerçeğe parmak basmak; Sex & the City dizisinden önce Jimmy Choo, Christian Louboutin ve Manolo Blahnik ayakkabılara aşinalığımız sıfırdı ki, durum dünya genelinde de hemen hemen aynıydı.
Moda trendlerini evimizin konforunda, macerası bol şehir hikayeleri eşliğinde takip etmemizi sağlayan ana karakter Carrie Bradshaw, tasarım harikası ayakkabılarının yüksek topukları üzerinde nasıl da terlik giymiş edasıyla sekerdi…
İşte, o üç marka yıllar sonra erkekleri de sektirmeye karar verdi. 2011 yılında Jimmy Choo ve Christian Louboutin, 2015’te ise Manolo Blahnik erkek ayakkabısı koleksiyonu çıkardı.
Nedenlerini ve sonuçlarını ilk ağızdan özetlemek gerekirse…

Jimmy Choo’nun eski kurucu ortağı ve başkanı Tamara Mellon; “Erkek ayakkabısı yapmak aslında kadın koleksiyonu hazırlamaya çok benziyor. İkisinde de ince işçilik ve kalite ayırt edici faktör.”

Manolo Blahnik, “Açıkçası, neden böyle geniş bir erkek koleksiyonu tasarladım bilmiyorum! Tek bildiğim, büyük mağazalarda erkek ayakkabılarımız olup olmadığını sormaya başladılar, biz de yapmaya karar verdik.”

Christian Louboutin; “Gerçekten iyi bir ayakkabı hem erkekleri hem de kadınları baştan çıkarır… Erkek koleksiyonu için ayrı bir mağaza açtım çünkü ölçüleri o kadar farklı ki, kadın ayakkabılarıyla bir aradayken porselen dükkanına girmiş fil gibi görünüyorlar.”
Ölçü farkı bir yana, alçak topuk avantajıyla konfor açısından bir gömlek üstün olmaları muhtemel. Ortak amaç ise erkeklere ekstra özgüven ve stil aşılamak olarak açıklanabilir. Bunun için gerekenler malum; yüksek kaliteli materyal, tasarım ve işçilik kombinasyonu.
Markaya bakmaksızın, bu üçünü buldunuz mu bırakmayın deriz…
[wonderplugin_carousel id=”461″]






















