Sosyal ağları etkin olarak kullananların en sık karşılaştığı sorulardan biri bu olsa gerek. Ben de sıklıkla karşılaşıyorum. Çoğunlukla Twitter ve Foursquare için söyleniyor. Aslında bir soru değil, net bir tavrı açıklıyor. Altında içten içe müthiş kararlı bir mahremiyet endişesi taşıyor.

Hiç şüphe yok ki Twitter ve Foursquare gibi servisleri, salt o anda nerede ne yaptığımızı insanlara bildirdiğimiz platformlar olarak tanımlamak hata olur. İkisinde de çok daha fazlası var. Çok değil, 1-2 sene önce benzer tavır Facebook için de geçerliydi. “İlkokul arkadaşımı ekleyip napıcam?” gibi kalıp bir savunma vardı. Bunu söyleyenler şimdi internette geçirdikleri vaktin çoğunu Facebook’a harcıyor.
Bir defa, konuyu mahremiyet düzlemine indirgemek hata. Evinizdeki tüm perdeleri açıp karşı apartmanlarda oturanlara sizi gözetlemeleri için fırsat vermek gibi bir şey değil bu. Sınırlarını sizin çizdiğiniz ve dilediğiniz kadar perdelerini açıp kapatabildiğiniz bir sahne. Herkesin bir sahnesi var sosyal ağlarda. Arkadaşlarınız veya sizi herhangi bir sebepten takip edenler için hayatınızda paylaşmaya değer bulduğunuzu sergilediğiniz bir sahne… İster şarkı söyleyin, ister bir şiir okuyun, bir alıntı yapın, fotoğraf albümünüzü açıp eskilerden bahsedin. Bu sizin bileceğiniz şey.
Şunu anladım ki, sosyal ağ sitelerinin kendilerine has karakterleri var. Onları sağlıklı biçimde kullanacak kişilerin de bu karaktere uygun olması gibi bir gereklilik var. Gerçek hayattan çok farklı değil. Sosyal ağlarda da izlenenler ve izleyenler var. Yüz binlerce kullanıcının çoğu izleyici; pek az kişi, binlerce insan tarafından takip edilme ayrıcalığına sahip. Twitter’da iyi yazanlar da izleniyor, ne yazdığına bakılmaksızın sadece ünlü olanlar da. Gerçek hayattan farksız.
Twitter’ın kullanım şekli, kişiye göre değişir. İster “Kuafördeyim, çok sıkıldım.” yazın, ister bir vecize uydurun veya tespit yapın. Sonuçta sizi okumak isteyenler takip edecek. Binlerce kişi de izleyebilir, sadece arkadaş çevreniz de. Zaten kendi pozisyonunuzu bir süre sonra kendiliğinden belirliyorsunuz. Şunu da bilmeniz gerekir ki, aklınızda herhangi bir saatte su yüzüne çıkan düşünceleri, yaptıklarınızı, sevdiğiniz ve sevmediğiniz şeyleri yoğun olarak paylaşmak, insanların sizi oldukça iyi tanımasını sağlayacak. Hatta uzun yıllar en yakın arkadaşınız olarak vakit geçirdiğiniz kişilerden bile daha iyi tanıyabilirler. Bu ürkütücü mü? Tamamen göreceli. Sizin evreninizi yakından tanımalarında bir mahsur görmüyorsanız sorun yok.























