Bir sosyal sorumluluk projesi olan KitapBu.org, Türkiye’nin en büyük kütüphanesi olma yolunda ilerleyen, “Kitap bu, rafta kalmamalı!” parolasıyla işleyen, tamamen gönüllü bir kitap takas platformu. Üstelik tamamen ücretsiz.
“Kitap bu, rafta kalmamalı!” diyerek yola çıkan İzmirli 3 genç, fikir aşamasından itibaren yalnızca bir buçuk ay gibi kısa bir sürede sistemi kullanıma hazır hale getirdi.
Kısa sürede, yoğun emek harcanarak hazırlanan KitapBu.org’un temel amacı, okunan kitapların evin kütüphanelerini süslemek yerine başka insanlar tarafından da okunmasını sağlamak. Sitenin çalışma mantığı oldukça basit; elinizdeki kitabı kütüphaneye veriyorsunuz, kitabınız kontrol ediliyor, eğer başka insanlar tarafından okunabilecek durumda ise sistem size yolladığınız kitabın türüne göre kredi veriyor. Siz de verilen kredinin türüne uygun olarak kütüphanede bulunan başka bir kitabı alabiliyorsunuz.
Kitap satın almak veya kitap satmak gibi bir kavram söz konusu değil. Sistem, tıpkı bir kütüphane gibi çalışıyor. Standart bir kütüphane sadece belirli bir alanda hizmet verebilirken, KitapBu.org kütüphanesinden tüm Türkiye yararlanabiliyor, platformun en can alıcı noktası da burası.
Özellikle yeni çıkan kitaplar pahalı olabiliyor ve günümüz Türkiye’sinin koşullarına bakacak olursak herkesin bir kitaba 20 – 30 TL verecek durumu yok. Yeni bir kitap aldık, okuduk, kütüphanemize koyduk. Yıllar geçer, kitap tozlanır, ancak hala oradadır. Bunun yerine okuduğumuz kitapları bu kütüphaneye bırakırsak kütüphanedeki kitaplardan istediğimizi alabiliyoruz.
Ayrıca, diyelim ki bir kitap var ve kitapçı kitapçı gezmenize rağmen bulamadınız. Eğer KitapBu.org’da da bulamadıysanız hiç canınızı sıkmayın, sitede kitabı istediğinizi belirtiyorsunuz, aradığınız kitap “istenen kitaplar listesi“nde yer alıyor. Kütüphaneye kitap bırakmak isteyenler o listedeki kitapları mutlaka gözden geçireceklerdir.
Siz de KitapBu kütüphanesine göz atmak, kitap vermek ve kütüphaneden kitap almak istiyorsanız KitapBu.org adresini ziyaret edebilirsiniz. Aynı zamanda KitapBu.org’u Facebook ve Twitter üzerinden de takip edebilirsiniz.
Şahsen hayran olduğum bu projenin arkasındaki beyinlerle bir söyleşi gerçekleştirdik. Oldukça keyifli geçen söyleşiden sizlere şu notları aktarmak istiyorum:
Ekip 3 kişiden oluşuyor: Çağlar Ergül, Atacan Biçak ve Yunus Emre Göl. Üçü de 23 yaşında ve üniversite öğrencisi. Emre ekibin yazılımcısı, Atacan içerik editörü, Çağlar ise tasarımcı.
“Fikir kimden çıktı?” diye sorduğumda Emre ve Çağlar’ın ortak fikri olduğu cevabını aldım, diğer bir deyişle sitenin kurucuları Emre ve Çağlar. İlk başta “kitap öneri platformu” olarak ortaya çıkan fikir, çeşitli geliştirmelerin ardından kitap takas platformu haline gelmiş. Ardından Atacan da oldukça erken bir evrede ekibe katılıp, fikirlerini beyan edince, platform son haline kavuşmuş.
“Platformu aktif hale getirmek ne kadar zamanınızı aldı?” soruma ise fikir aşamasından itibaren bir buçuk ayda tamamladıkları cevabını vermişlerdi, ki haberin başında da bunu belirttim. Kısa sürede büyük iş başardıklarını söylediğimde yüzlerindeki ifadeyi görmeliydiniz.
Kitapları nerede sakladıklarını sorduğumda ise başta ekipten iki kişinin evlerinde sakladıklarını, ancak sığmayınca küçük bir depoda saklamaya başladıklarını söylediler. Ekip şimdilik bu konuda çok sıkıntı çekmese de, kütüphanedeki kitap sayısı arttıkça bu konuda, diğer tüm konularda olduğu gibi, yardıma açık olduklarını söylediler.
Proje bir sosyal gönüllülük projesi olduğundan kimsenin gelir beklentisi yok ve herkes gönüllü çalışıyor. Bu durum insanların hoşuna gitmiş olacak ki ilk günden kitap bağışları başlamış. İzmir Genç Girişimcilik ve Yaratıcılık Akademisi ilk bağışçılardan olmuş. Ayrıca çeşitli okullardan da kütüphaneye kitap bağışı olduğundan bahseden ekip, bağışçılara çok müteşekkir olduklarını belirtiyordu.
Twitter’da da projeye ilişkin şöyle tweetler görmek, onları mutlu etmiş:
Paylaşım ekonomisi / harika bir uygulama: ücretsiz kitap ver, ücretsiz kitap al. http://t.co/uwpYz5kVDY
— Cemile Usta (@CemileUsta) 23 Ağustos 2013
Sadece birkaç lira kargo parası ödeyerek istediğiniz yerli- yabancı kitaplardn faydalanabileceğinz güzel bir platform http://t.co/fe9bo5umju
— ferda akgl (@FERDA__AKGL) 25 Ağustos 2013
Ekip web sitesini mobil cihazlara uyumlu olacak şekilde geliştirdiklerini söyledi. Ve çok şaşırtıcı bir şekilde site en çok mobil cihazlar üzerinden ziyaret edilmiş. Kısa bir süre sonra akıllı telefonlar için KitapBu uygulaması görürsek şaşırtıcı olmaz.
Ekibin bir diğer sürprizi ise engelli kardeşlerimize. Türkiye’nin en dinamik kütüphanesinden engellilerin de faydalanması için birtakım çalışmalar içinde olan ekip, ilerleyen zamanlarda bu konuda birkaç sürprizle karşımıza çıkabilir.

Projeyi yaymak adına ekip sol tarafta gördüğünüz şirin kitap ayracını ve kalemi bastırmış, hiçbir bağış almadıklarını belirten ekibin kendi ceplerinden harcayarak promosyon materyalleri bastırması, küçük gibi görünse de projenin başarılı olmasını ne kadar istediklerinin bir göstergesi olarak değerlendirilmeli.
Projeyi geliştirme ve uygulama aşamasında karşılaştıkları en büyük sorun ise (pek de şaşırtıcı olmayan bir şekilde) kargolama işlemleri olmuş. İnternet girişimlerinin umursamazlığından yakınan kargo firmaları, böylesine bir sosyal sorumluluk projesine de destek vermekten çekiniyorlarmış. Kurunun yanında yaş da yanıyor bir nevi. Ekip bu konuda kargo firmalarına açık bir çağrıda bulunuyorlar: bu bir sosyal sorumluluk projesi, bir kitap taşımakla zarar etmezsiniz!
Mevcut sistemde kullanıcılar (mümkün olduğunca cûzi miktarlarda da olsa) kargo ücretlerini, hem gönderim hem de alım için, kendileri ödüyorlar. Elbette amaç paylaşmak ve kitapları mümkün olduğunca erişilebilir kılmak olduğundan bu çok büyük sorun teşkil etmiyor. Ancak Türkiye’nin önde gelen kargo firmalarının bu sosyal sorumluluk projesine destek verdiğini görmek, eminim ki hepimizi mutlu edecektir.



























Arkadaşlar çok güzel paylaşım yapmışlar onları kutlarım. Siteye girince birşey gözüme çarptı yıllardır dağlarımızda yazan yazılar şimdi web sitelerinde yerini almaya başlamış. Toplumsal açıdan kapsayıcı birşey olmasını beklerdim umarım bunu bir eleştiri olarak algılarlar. Çünkü o yazıyı görünce kendimi dışlanmış hissettim.
Merhaba,
Yıllardır sadece dağlara yazılmadığı için, Mustafa Kemal Atatürk söylediği için, kutuplaştırmadığı hep bir araya getirdiği için, söyleyen herkesin ve öyle hisseden herkesin Türk kabul edildiği için kullanılan bu sözü sadece özel günlerde değil fırsat buldukça sitemizde kullanmaya devam edeceğiz.
İyi günler.