Red Hat’in yeni raporu, dijital dönüşümün, güvenliğin ve hibrit bulut kullanımının öne çıktığını gösteriyor

Açık kaynak çözümlerinde dünya lideri Red Hat, BT liderlerinin 2021 için belirlediği teknoloji hedeflerini sorduğu yeni araştırmanın bulgularını yayınladı. COVID-19’un etkilerine odaklanılan bu araştırmada Red Hat, dijital dönüşümün ve güvenliğin hala önemini koruduğunu ve ankete katılanların yüzde 25’inden fazlasının 2021 için bir hibrit bulut stratejisinin bulunduğunu ortaya çıkardı.

Çoğunluğu yıllık geliri 100 milyon doların üzerinde olan şirketlerde görev alan 1.400’den fazla BT profesyoneli, temmuz ve eylül ayları arasında ankete katıldı. Bu katılanlar arasında Red Hat müşterilerinin yanı sıra farklı sektörlerde görev alan kişiler de bulunuyor.

Dijital dönüşüm ve güvenlik, en önemli öncelikler arasında yer almaya devam ediyor

COVID-19’un sonucunda birçok şirket 2021’e girmeye hazırlanırken dijital dönüşüm çalışmalarını da hızlandırdı. Ancak bazı şirketlerin de dijital dönüşümü ertelediği görülüyor.

Cevaplayanların büyük bir çoğunluğu (yüzde 65), dönüşüm sürecinin “dönüşmekte olan” aşamasında yer aldığını veya daha ilerisinde olduğunu belirtiyor.

Red Hat, yüzde 21’lik bir kesimin çalışmalarını hızlandırmasının ardından bu seneki cevaplara “durdurulmuş” ve “hızlandırılmış” seçeneklerini ekledi. Katılımcıların sadece yüzde 6’sı dijital dönüşüm çalışmalarını durdurdu. Ancak geçen yıla göre iki kat daha fazla cevaplayan (bu yıl yüzde 4, 2019’da yüzde 2), hiçbir dijital dönüşüm planı olmadığını belirtiyor. Ankete katılan şirketlerin yalnızca yüzde 5’i ise dijital dönüşüme başlamadıklarını ya da yeni başladıklarını söylüyor.

Bu yılki anketi cevaplayanlar, dijital dönüşüm gerçekleştirme nedenlerini inovasyon (yüzde 23), güvenlik (yüzde 19), kullanıcı deneyimi (yüzde 13) ve maliyet azaltma (yüzde 11) olarak sıralıyor.

Önümüzdeki yılda BT harcamalarının en çok yapılacağı 5 alan ise sırasıyla BT güvenliği (yüzde 45), BT ve bulut yönetimi (yüzde 39), bulut altyapısı (yüzde 34), mevcut BT sistemlerinin optimizasyonu (yüzde 29) ve BT otomasyonu (yüzde 26) olarak öne çıkıyor. Bu soruda ankete katılanlar, bir alan yerine üç taneye kadar işaretleme şansına sahipti.

Elde etmek istedikleri sonuç sorulduğunda ise ilk üç cevapta iyileştirilmiş verimlilik (yüzde 37), iyileştirilmiş güvenlik (yüzde 32) ve azalan maliyet (yüzde 30) yer aldı. Bu soruda da cevaplayanların üç seçenek işaretleme imkanı vardı.

2021’de hibrit bulut

Cevaplayanların dörtte birinden fazlası (yüzde 27), önümüzdeki 12 ay için belirledikleri bulut stratejisini (hibrit bulut) olarak tanımlarken, yüzde 17’lik bir kesim ise buluta öncelik veren özel bir stratejilerinin bulunduğunu, cevaplayanların yüzde 12’si genel bir bulutu standart haline getirmeyi planladığını belirtiyor. Yüzde 10 ise “genel bulutu ilk sıraya koyduklarını” ve yüzde 11 de birden fazla ancak birbirinden bağımsız genel bulutlardan oluşan çoklu bulut stratejisi oluşturduklarını söylüyor.

Önümüzdeki 12 ayda üç veya daha fazla bulutun kullanımının önemli derecede artması bekleniyor. Cevaplayanların yalnızca yüzde 22’si bugün üç veya daha fazla bulut platformu kullandığını söylüyor ancak cevaplayanların çoğunluğu (yüzde 51), önümüzdeki 12 ayda üç veya daha fazla bulut platformu kullanmayı planladıklarını belirtiyor.

En büyük geçiş, bulut sayısının en az üç kat artarak dört veya daha fazlasına ulaştığı Latin Amerika’da ve Asya-Pasifik bölgelerinde görülüyor. Tüm bölgelerde bulut kullanımının arttığı raporlanıyor ancak geçen yılki ankette de daha fazla bulut kullanma planları bulunuyordu ancak çoğunluğu gerçekleşmedi. COVID-19, şirketlerin bulut kullanımını planlarını önemli derecede etkiliyor olabilir. 2021’de bu şirketler bu planlarını gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Makine öğrenimini üretime çevirmek çok zor

Ankete katılanların yaklaşık yarısı gelecek 12 ayda yapay zekayı/makine öğrenimini kullanmayı düşünüyor ancak “modelleri üretime çevirmek için ekipler arası işbirliği” ve “AI/ML araçlarını ve yapılarını yönetmek” ise en büyük iki güçlük olarak yer alıyor. Her iki başlık da ML iş yüklerini çalıştırma ve yürütme alanında yüzde 28’lik kesimlerin cevabı oldu. ML’yi üretime çevirme alanındaki diğer zorluklar ise yüzde 24’le altyapıyı yapılandırma ve yüzde 18’le veriye erişim olarak sıralanıyor.

Başa dön tuşu