Güzellik Teknolojilerinde L’oréal Etkisi

Dünyanın ve Türkiye’nin lider güzellik şirketi L’Oréal, tüm teknoloji dünyasında büyük önemi olan Viva Technology’de dikkat çekici yeniliklerini paylaştı. Paris'te gerçekleştirilen etkinlik kapsamında, L’oréal'in üretim tesisini ve araştırmalarıyla yer aldığı geliştirme merkezini ziyaret ettik.

Erdal Kaplanseren

Güzellik ve bakım ürünleriyle dünyada ve ülkemizde milyonlarca kadın ve erkeğin yakından tanıdığı L’oréal, teknolojiyi de her anlamda son derece etkin kullanan bir şirket. Fransa kökenli L’oréal, hem üretim hem de araştırma süreçlerini yerinde anlatmak üzere dünya çapında az sayıda gazeteci ve blogger’ı Paris’e davet etti. Ülkemizi temsilen yer aldığım bu basın turunda şaşırtıcı pek çok teknolojiyi yerinde görme şansı elde ettim.

L’oréal için robotlarla üretim

L’Oréal Grup, Paris’te gerçekleşen Viva Technology etkinliğinde geleceğin güzellik anlayışı ve müşteri deneyimine dair “Sınırsız Güzellik” vizyonunu sergiledi ve sanal gerçeklik ve arttırılmış gerçeklik ile çalışan en son teknolojik yeniliklerini ziyaretçilerle paylaştı.

Güzellik endüstrisinde tartışmasız bir lider ve yenilikleriyle öncü olan L’Oréal, “Herkes İçin Güzellik” misyonunu gelecekte de gerçekleştirmek için teknolojiden yararlanıyor. Kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler sunmanın yeni ve inovatif yollarını tüketicilerle buluşturan L’Oréal; etkinlikte,  ilgi çekici uygulamalar ve demolarla dijital teknolojileri kullanmanın hayatlarımızı nasıl güzelleştirdiğini de gözler önüne serdi.

L’Oréal Grup Dünya Başkanı ve CEO’su Jean-Paul Agon ve L’Oréal Grup Dijital Başkanı Lubomira Rochet, Vivatech’in önemli bölümlerinden biri olan CEO Forum’da konuşmacı olarak yer aldı.

Viva Technology’nin bir parçası olmaktan duydukları mutluluğu dile getiren L’Oréal Grup Dijital Başkanı Lubomira Rochet, “Arttırılmış gerçeklik, yapay zeka, sesli komut gibi yeni teknolojiler; bizim kişiselleştirilmiş hizmetlerimizi, daha fazla sayıda tüketiciye sunmamıza, daha dinamik ve sürdürülebilir şekilde üretim yapmamıza olanak sağlıyor. Ayrıca tüketicilerimizi yaratım sürecine entegre etmemize ve onlara diledikleri zaman, diledikleri yerde erişebilecekleri bir deneyim sunmamıza imkan veriyor” dedi.

“Geleceğin Güzelliği” vizyonu 4 farklı stantta keşfedildi

L’Oréal; Virtual Hair Advisor (Sanal Saç Danışmanı), SkinConsultAI dijital cilt tanılayıcısı ve Effaclar Spotscan uygulaması ile sınırsız teknoloji ve vizyonunu nasıl harmanladığını yansıttı.

ModiFace tarafından yaratılan bir deneyim olan Virtual Hair Advisor, sesli komut özelliğini kullanıyor, kullanıcıların sanal olarak farklı saç renklerini denemelerine olanak tanıyor ve L’Oréal Professionel uzmanlarından tavsiyeler alınmasını da mümkün kılıyor.

Dermatologlarla birlikte geliştirilen SkinConsultAI çözümü, ciltte yaşlanmayla ilgili 15 senelik bilimsel araştırmalara ve yapay zekaya dayanıyor. Akneye eğilimli ciltleri analiz etmek için dermatologlarla birlikte geliştirilen bir web uygulaması olan Effaclar Spotscan, gerektiğinde bir dermatolağa yönlendirerek kişiye özel tavsiyeler de sunuyor.

“360° doğal bölge” ziyaretçilerin dünyanın dört bir yanındaki güzellik trendlerini keşfetmelerini mümkün kıldı. Lancôme ve Viktor&Rolf’un yeni parfümlerinin tasarımlarını keşfeden ziyaretçiler 3D baskıyı ve kişiselleştirmeyi öğrendi. Bunun yanı sıra ziyaretçiler ModiFace’in geliştirdiği sanal renk deneme özelliğine sahip yeni Giorgio Armani ruj otomatını deneyimleme imkanı buldu.

“Dijital dönüşüm ana gündemimiz”

Paris’te bir araya geldiğimiz L’Oréal Dijital Pazarlama Başkanı Lubomira Rochet, şirketlerinin dijital alandaki çalışmaları ve teknoloji yatırımına dair sorularımızı yanıtladı.

L’Oréal Dijital Pazarlama Başkanı Lubomira Rochet

L’Oréal’in dijital misyonu nedir? Öncü projeleriniz nelerdir?

L’Oréal’in dijital misyonu yeni güzellik dünyasında ve yeni müşteri deneyiminde de lider olmak. L’Oréal dünyasındaki en önemli cümlelerden biri “Yenilikleri yakala”dır ve bu da dijital değişime yakışıyor. Dijital dünyada sürekli olarak, bir sonraki tüketici eğilimlerini ve markalarımızla nasıl bir bağ kurduğunu anlamak ve bunları pazarlamaya adapte etmek gerekiyor. Bugün Vivatech’teki standımızda da, teknolojinin tüm değer zincirimizi nasıl değiştirdiğini, trendleri takip etmemize nasıl yardımcı olduğunu, verilerle tüketici trendlerini nasıl takip ettiğimizi, yapay zekâ ile farklı saç renklerini denemek gibi hizmetlerimizle tüketicilerle nasıl bir iletişim içinde olduğumuzu sergiliyoruz.

Kişiselleştirilmiş cilt bakımı teşhisi ile kişiye özel ürünler önerebiliyoruz. Operasyon tarafında yani üretim, tedarik zinciri gibi alanlarda da değişimi görebilirsiniz, çünkü tüketiciler giderek daha fazla kendilerine özel üretilmiş ürünler istiyor. Bunun için de “my little factory” “Benim küçük fabrikam” adlı bir yeniliğimiz var. “Benim küçük fabrikam” sadece sizin cilt tonunuzda fondöten üretmek gibi belirli bir üründen küçük miktarlarda üretim yapabiliyor.

Dijital dünyanın L’Oréal için önem ve değer sıralamasını nasıl yaparsınız? Değer sıralamasında sizin için belirleyici etmen nedir?

Teknolojinin şirketin hemen hemen tüm alanlarını dijitale dönüştürdüğünü düşünüyorum. L’Oréal için satış ve pazarlama çok önemli. Dünyanın 3. büyük reklam veren şirketiyiz ve önde gelen perakende şirketlerinden biriyiz. Dolayısıyla dijital dönüşüme odaklanmaya başladık.

Tüketicilerimizle karşılıklı iletişimimiz değişiyor. Onlara dokunduğumuz noktaları çeşitlendirdik, sosyal ağlarda giderek daha farklı ve mecraya özel içerikler üretiyoruz mesela artık geleneksel 30 saniyelik tv reklamları yapmak yerine giderek daha kısa 2 sn. 6 sn, 10 sn.’lik facebook, instagram, hikayeler, youtube dünyasına uygun yaratıcı içerikler üretiyoruz. Yani işin kreatifini değiştirdik. Bu yönde ilerledikçe, pazarda yer alma yöntemlerimizi çeşitlendirdik, e ticaret ile satışlarımızı dijitalleştirdik. 2019 yılında gelirimizin yüzde 17’si e-ticaretten geldi ve bu alanda yüzde 43 büyüdük, L’Oréal’in büyümesinin yarısı dijitalden kaynaklandı.

E-ticaret deyince dağıtım şekliniz bile değişiyor, bu daha fazla kargo demek.  Düşünün ki çok büyük şirketler Carrefour gibi Cumartesi sabahı 09.00 ila 10.00 arası kapınıza içinde bir ürün olan küçücük bir paket ulaştırıyor. Bu da demektir ki tedarik zincirimiz yani operasyonlarımız da bu değişime ayak uydurmak zorunda. Bugün artık AR-Ge’mizi de değiştiriyoruz. Her geçen gün elimizde daha fazla veri oluşuyor, bu verilerle gelecek trendlerini ve atmamız gereken adımları öngörebiliyoruz. Kısacası şirketin tüm departmanları bu değişime dahil oluyor.

Dijital yatırımlarınız müşterileriniz için ve son kullanıcı için ne gibi faydalara dönüşüyor? Hayatlarını kolaylaştırmak mı, daha sağlıklı olmakla, daha güzel görünmek mi?

E-ticaret sonsuz bir raf aslında. Herhangi bir mağazada bulabileceğinizden çok daha fazla seçeneğiniz var. İnternette istediğimiz her türlü bilgiye ulaşmak çok kolay ve her şey çok görsel, aradığınızı bulmak saniyelerinizi alıyor. Ayrıca tüketicilerimizi ürünlerimizle ilgili eğitmek ve bilgilendirmek için de önemli.

İstediğiniz görünüm için nasıl bir makyaj uygulaması yapabileceğiniz, doğru cilt bakım rutinini bulmanız veya saç boyasını nasıl uygulamanız gerektiği konusunda birçok eğitim veriyoruz ve kişiye özel, doğru ürünleri öneriyoruz. Örneğin, Vivatech standımızda gördüğünüz cilt bakımı analizi tekonolojisi, kişinin cildini gözenekler, parlaklık ve kırışıklıklar açısından inceleyerek bir puanlama oluşturuyor ve bu puanlamaya göre size özel ürünler öneriyor. Bu sistem aslında tüketici için birçok bariyeri ortadan kaldırıyor. Çünkü herkesin kendi cilt ihtiyacını kendisinin belirlemesi mümkün değil.

Modiface teknolojisi kullanarak yarattığımız Sanal Deneme Aynası bir ruju veya saç rengini sanal olarak denemenizi sağlıyor. Bu bizim sektörümüzde süregelen bariyerlerden biriydi. Çünkü önceden saç renginizi değiştirdiğinizde bir süre onunla yaşamak zorunda kalırdınız ve çok beğendiğiniz pembe, kırmızı gibi egzotik renklerin nasıl olacağından hiçbir şekilde önceden emin olamazdınız. Şimdiyse sanal olarak denediğiniz rengin size yakıştığından emin olabilirsiniz ve ürünü ona göre satın alabilirsiniz. İlginç olan bu uygulamanın, tüketicilerin web sitemizde kaldığı süreyi iki katına çıkarması ve ziyaretin satışa dönüşme oranını iki katına çıkarması.

Güzellik teknolojileri konusunda girişimciler ve startup ekosistemini desteklemenizin amacı nedir? Startuplar sizin için neden önemli?

Biz hem Google, Facebook gibi büyük oyuncular hem de startuplarla beraber çalışmaya çok önem veriyoruz. Startupların dünyası inanılmaz yaratıcı. Genç girişimciler çok hızlı adapte olup, tüketcileri çok iyi anlıyor. Modiface gibi arttırılmış gerçeklik üzerine çalışan startuplar sektöre önemli yenilikler getiriyorlar. Biz sektörde büyük önemi olan deneme ürünleri konusunda çok başarılı bir startup ile çalışıyoruz.

E-ticaret çok hızlı bir şekilde büyüyor ve bu konuda da sesle alışveriş konusunda çalışan startuplar var. Kısacası startuplar, tüketici deneyimine entegre edebileceğimiz yeni teknolojiler geliştiriyorlar. Biz de tüketicilerimize daha iyi bir deneyim yaşatmak amacıyla, startuplara ve yeni yeteneklere yeni teknolojilere çok açığız.

Dijital alanda nasıl projeler üzerinde çalışıyorsunuz? Güzellik teknolojileri konusunda öngörüleriniz nelerdir?

Arttırılmış gerçeklik, yapay zeka ve ses teknolojilerine odaklanıyoruz. Sanal gerçekliğin birkaç yıl sonra tüm alışveriş deneyimini kökten değiştireceğini düşünüyoruz. Düşünün ki gerçek bir mağazayı sanal olarak gezmeniz ve bunu yaparken de anında alışveriş yapmanız mümkün olabilir.

Devam eden bir başka projemiz de sosyal ticaret. Bir influencer olarak doğrudan instagram üzerinden satış yapabilirsiniz. Biz de şu an instagram veya youtube üzerinde doğrudan bunu yapabilir miyiz sorusuna cevap bulmaya çalışıyoruz. Ortadoğu’da Beauty Cat adında bir platform üzerinden bu yönde bazı denemeler yapmaya başladık bile ve sonuçları da Urban Decay ve Maybelline gibi markalarımız için çok başarılı oldu.

Dijital dönüşümü ekiplerinize nasıl adapte ediyorsunuz? Dönüşüm süreci ekiplerin hayatlarında ve bakış açılarında da değişimi gerektiriyor mu?

Eğer bir dönüşü projesi yürütüyorsanız 2 seçeneğiniz var; şirketin var olan ekiplerine ek olarak, konunun uzmanı yeni ekipler kurarsınız ve onlar da kendi kendilerine çalışıp işi yürütürler. Böylece her şey çok hızlı olur ve bunda yanlış bir yan yok. Diğer yandan dijitallik bir uzmanlık alanımız değil, iş yapış şeklimiz. Dolayısıyla biz ayrı ekipler kurmayıp, dijital pazarlamayı pazarlamanın, e-ticareti satışın, bloggerlarla, influencerlarla iletişimi de iletişim birimlerinin içine entegre etmeyi tercih ettik. Böylece, geleneksel L’Oréal çalışanı da görerek, dijital uzmanlarla beraber çalışarak bu dünyayı öğrendi. Uzmanlığı dijital konular olan ekipler de güzellik sektörünü daha iyi öğrenme fırsatı buldu. Başarılı bir dönüşümün en önemli kriteri bizim için bu hibrid ekipler aslında. Hibrid ekipler ne sadece dijital ne de sadece pazarlamadır, ikisi bir arada çalışır.

Her geçen gün daha fazla geleneksel L’Oréal çalışanının dijital pozisyonlara geçtiğini görüyoruz. Örneğin, Lancome’un pazarlama direktörü şu an markanın Dijital Başkanı. Ekiplerin iş birliği içinde çalışmalarını sağlamak bir başarıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı